"ghoulish" in Turkish
Definition
Ölüm, korku veya dehşet verici şeylere karşı doğal olmayan, ürkütücü bir ilgi gösteren durumu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi veya resmi metinlerde görülür; sıradan korkutucu durumlar için değil, rahatsız edici ve gerçek anlamda korkunç olan şeyler için kullanılır.
Examples
That horror movie had many ghoulish scenes.
O korku filminde birçok **ürkütücü** sahne vardı.
He told a ghoulish story about ghosts and graveyards.
O, hayaletler ve mezarlıklar hakkında **ürkütücü** bir hikaye anlattı.
The journalist wrote a ghoulish article about the accident.
Gazeteci, kaza hakkında **ürkütücü** bir makale yazdı.
She has a rather ghoulish fascination with crime documentaries.
Suç belgesellerine karşı oldukça **ürkütücü** bir ilgisi var.
His sense of humor is a bit ghoulish—he loves telling spooky jokes.
Onun mizah anlayışı biraz **ürkütücü**—korkunç şakaları anlatmayı seviyor.
There was something ghoulish about the way people stared at the scene.
İnsanların sahneye bakışında **ürkütücü** bir şey vardı.