"get into" in Turkish
Definition
Bir yere veya araca girmek; bir şeye ilgi duymaya başlamak ya da bir kuruma, okula veya gruba kabul edilmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yaygın kullanılır; araçlara binmek, hobilere başlamak veya kuruma kabul edilmek gibi durumlarda kullanılır. 'Ev' ile kullanılmaz; 'eve gitmek' denir.
Examples
Please get into the car so we can leave.
Lütfen arabaya **bin**, çıkalım.
How did you get into cooking?
Yemek yapmaya nasıl **ilgilenmeye başladın**?
He worked hard to get into that university.
O üniversiteye **girebilmek** için çok çalıştı.
It took me a while to get into running, but now I love it.
Koşuya **ilgi duymam** biraz zaman aldı ama şimdi çok seviyorum.
We couldn't get into the building because the door was locked.
Kapı kilitli olduğu için binaya **giremedik**.
I finally got into a good mood after talking to my friends.
Arkadaşlarımla konuştuktan sonra sonunda iyi bir **moda girdim**.