"gaudy" in Turkish
Definition
Aşırı parlak, göz alıcı ve zevksiz biçimde süslenmiş şeyleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kıyafet, takı ve süslemeler için olumsuz anlamda kullanılır; insanlar için kullanılmaz.
Examples
She wore a gaudy necklace to the party.
Partiye **gösterişli** bir kolye takmıştı.
The walls are painted in gaudy colors.
Duvarlar **gösterişli** renklere boyanmış.
I don't like gaudy decorations on cakes.
Pastaların üzerindeki **gösterişli** süslemeleri sevmem.
That shirt is a bit too gaudy for a job interview.
Bu gömlek bir iş görüşmesi için biraz fazla **gösterişli**.
Tourists often buy gaudy souvenirs from street markets.
Turistler sokak pazarlarından genellikle **gösterişli** hediyelikler alır.
He thought the wedding hall looked really gaudy after all the lights were put up.
Tüm ışıklar takıldıktan sonra düğün salonunun çok **gösterişli** göründüğünü düşündü.