"frostbite" in Turkish
Definition
Çok soğukta uzun süre kalınca deri ve alt dokuların ciddi şekilde zarar görmesidir. Genellikle parmaklar, ayak parmakları, burun ve kulaklar etkilenir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tıbbi veya soğuk hava koşullarında kullanılır. Bütün vücudu değil, genelde bir uzvu etkiler; örnek: 'ayakta donma'. 'Hipotermi' ile karıştırmayın.
Examples
The hiker got frostbite on his fingers.
Dağcı parmaklarında **donma** yaşadı.
Frostbite can happen if you stay outside too long in very cold weather.
Aşırı soğukta uzun süre dışarıda kalırsanız **donma** meydana gelebilir.
His toes showed signs of frostbite after the snowstorm.
Kar fırtınasından sonra ayak parmaklarında **donma** belirtileri vardı.
Make sure to wear warm gloves, or you could get frostbite in this weather.
Sıcak eldiven giy, yoksa bu havada **donma** geçirebilirsin.
When he came back from the mountains, the doctor checked him for frostbite.
Dağdan döndüğünde doktor onu **donma** açısından kontrol etti.
I can't feel my ears—am I getting frostbite?
Kulaklarımı hissetmiyorum—**donma** mı oluyor?