"fortuitous" in Turkish
Definition
Rastgele, genellikle şanslı ya da faydalı bir şekilde meydana gelen olay.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi dilde daha çok kullanılır. 'Fortunate' ile karıştırılmamalı; 'fortuitous' tamamen rastlantısallık vurgular. 'Fortuitous event' tesadüfi olay anlamındadır.
Examples
His discovery of the old coins was fortuitous.
Eski paraları bulması tamamen **tesadüfi** idi.
It was fortuitous that it stopped raining before the game.
Maçtan önce yağmurun durması tamamen **tesadüfi** idi.
Our meeting was completely fortuitous.
Karşılaşmamız tamamen **tesadüfi** oldu.
That was a fortuitous turn of events for our team.
Bu, takımımız için **tesadüfi** bir gelişmeydi.
Sometimes, the most important discoveries are entirely fortuitous.
Bazen en önemli keşifler tamamen **tesadüfi** olur.
Bumping into my old friend in Paris was so fortuitous—we hadn't spoken in years!
Paris'te eski arkadaşıma rastlamak gerçekten çok **tesadüfi** idi—yıllardır konuşmamıştık!