아무 단어나 입력하세요!

"forfeiture" in Turkish

müsaderehak kaybı

Definition

Bir kural veya yasa ihlal edildiğinde ceza olarak hak, mal veya paranın zorla elden alınması.

Usage Notes (Turkish)

'Forfeiture' resmî ve hukuki terimdir; genellikle 'asset forfeiture', 'forfeiture of rights' gibi bağlamlarda geçer. İstemsiz bir kayıptır ve 'forfeit' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

The court ordered the forfeiture of the stolen goods.

Mahkeme, çalınan malların **müsaderesine** karar verdi.

Forfeiture of your deposit happens if you break the lease early.

Kiranızı erken bozarsanız depozitonuzun **müsadere** edilmesi söz konusu olur.

Forfeiture is sometimes used as a penalty in legal contracts.

**Müsadere** bazen yasal sözleşmelerde ceza olarak kullanılır.

Failing to pay taxes can result in forfeiture of your property.

Vergi ödememek, mal varlığınızın **müsadere** edilmesine yol açabilir.

The company faces forfeiture of its license for breaking safety rules.

Şirket, güvenlik kurallarını çiğnediği için lisansının **müsadere** edilmesiyle karşı karşıya.

He didn't think missing a payment could mean forfeiture of his car.

Bir ödemenin aksamasının arabasının **müsadere** edilmesiyle sonuçlanabileceğini düşünmemişti.