아무 단어나 입력하세요!

"forbear" in Turkish

kendini tutmaksabretmek

Definition

Bir şeyi yapmaktan, genellikle sabır veya kibarlık nedeniyle kendini alıkoymak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, edebi veya eski dilde kullanılır. Günlük konuşmada nadiren görülür. Genellikle 'forbear from' şeklinde yer alır. 'Forebear' (ata) ile karıştırmayın.

Examples

Please forbear from making noise in the library.

Lütfen kütüphanede gürültü yapmaktan **kaçının**.

He tried to forbear from laughing during the speech.

Konuşma sırasında gülmemek için **kendini tutmaya** çalıştı.

She could not forbear from speaking her mind.

O, düşüncesini söylemekten **kendini alamadı**.

Though he was angry, he managed to forbear any harsh words.

Sinirlenmesine rağmen sert sözler söylemekten **kendini tuttu**.

If you can forbear, things will probably calm down.

Eğer **kendinizi tutarsanız**, muhtemelen her şey sakinleşecektir.

They could hardly forbear from bursting into applause at the end.

Sonunda alkışlamaktan **kendilerini alamadılar**.