"fleck" in Turkish
Definition
Bulunduğu yüzeyden farklı renkte küçük nokta veya lekeye denir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle küçük, düzensiz renkli noktalar için kullanılır; 'spot' veya 'stain'den daha az yaygındır ve daha betimleyicidir. 'fleck of paint', 'flecked with' gibi kalıplarda kullanılır.
Examples
There is a fleck of paint on your shirt.
Gömleğinde boya **benek**i var.
His glasses had a fleck of dust on them.
Gözlüğünde tozdan bir **benek** vardı.
The dog’s fur is white with a brown fleck above its eye.
Köpeğin tüyleri beyaz, gözünün üstünde kahverengi bir **benek** var.
She smiled, noticing a gold fleck in his green eyes.
Onun yeşil gözlerinde altın bir **benek** fark ederek gülümsedi.
The artist intentionally left a red fleck in the painting for effect.
Sanatçı, etki için tabloya kasıtlı olarak kırmızı bir **benek** bıraktı.
After cleaning, there was still a tiny fleck left on the mirror.
Temizledikten sonra aynada hâlâ ufak bir **benek** kaldı.