"fisticuffs" in Turkish
Definition
'Yumruk kavgası', iki kişinin yumrukla birbirine saldırdığı fiziksel kavga anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Yumruk kavgası' terimi eski moda ve esprili bir anlatıma sahip; günlük konuşmada çoğunlukla 'kavga' kullanılır.
Examples
The two boys got into fisticuffs after school.
İki çocuk okuldan sonra **yumruk kavgası** yaptı.
There was a brief fisticuffs at the party last night.
Dün geceki partide kısa bir **yumruk kavgası** oldu.
The referee stopped the fisticuffs quickly.
Hakem **yumruk kavgası**nı çabucak durdurdu.
It looked like a heated argument until it turned into fisticuffs.
Hararetli bir tartışma gibi görünüyordu, ta ki **yumruk kavgası**na dönüşene kadar.
Old Western movies often end with dramatic fisticuffs between the hero and the villain.
Eski Western filmleri genellikle kahraman ile kötü adam arasında dramatik bir **yumruk kavgası** ile biter.
When tempers flared, the meeting almost broke down into fisticuffs.
Ortam gerilince toplantı neredeyse **yumruk kavgası**na dönecekti.