"finagle" in Turkish
Definition
Bir şeyi zekice, kimi zaman hileyle veya kural bükerek elde etmek.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî ve esprili bir anlam taşır; ciddi dolandırıcılıktan çok kurnazca iş çevirmek anlamında kullanılır. 'Kurnazlıkla bir iş ayarlamak' gibi tabirlerde geçer.
Examples
He tried to finagle a free ticket to the concert.
O, konsere ücretsiz bilet **kurnazlıkla elde etmeye** çalıştı.
She managed to finagle an extra dessert at dinner.
Akşam yemeğinde fazladan tatlıyı **kurnazlıkla elde etti**.
Don’t try to finagle your way out of your responsibilities.
Sakın sorumluluklarından **üçkağıtçılık yaparak** kaçmaya çalışma.
He somehow finagled his way backstage after the show.
Gösteri sonrasında bir şekilde **kurnazlıkla** kulise girdi.
You can’t just finagle a promotion—it takes real work.
Yalnızca **kurnazlıkla** terfi alamazsın—gerçekten çalışmak gerekir.
If you know the right people, you might be able to finagle a great deal.
Doğru insanları tanıyorsan, **kurnazlıkla** harika bir anlaşma koparabilirsin.