"filleted" in Turkish
Definition
Kemikleri çıkarılmış ve genellikle ince, düz parçalara ayrılmış balık veya et.
Usage Notes (Turkish)
Balık, tavuk ya da et tariflerinde sıkça kullanılır; sebze için kullanılmaz.
Examples
I bought filleted fish from the market.
Marketten **fileto** balık aldım.
The chef filleted the chicken for our meal.
Şef, yemeğimiz için tavuğu **fileto** hale getirdi.
We ordered filleted steak at the restaurant.
Restoranda **fileto** biftek sipariş ettik.
Would you like your fish filleted or whole?
Balığınızı **fileto** mu, bütün mü istersiniz?
All the chicken served here is already filleted, so you won't find any bones.
Burada servis edilen tüm tavuklar zaten **fileto**, yani kemik bulmazsınız.
She prefers making sushi with filleted salmon because it's easier to cut.
Kesmesi daha kolay olduğu için suşide **fileto** somon tercih ediyor.