"fight against time" in Turkish
Definition
Zaman çok az kalmışken bir şeyi çok hızlı bir şekilde bitirmeye çalışmak. Genellikle acil veya stresli durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Zamanla yarış' ve 'zamanla mücadele' ifadeleri genellikle konuşma dilinde ve gazetecilikte tercih edilir. Projeler, acil durumlar veya yarışmalar için uygundur. 'race against time' ile anlamdaş.
Examples
We had to fight against time to finish the project before the deadline.
Projeyi son teslim tarihinden önce bitirmek için **zamanla yarış** yapmak zorunda kaldık.
Doctors fight against time to save patients in emergencies.
Doktorlar, acil durumlarda hastaları kurtarmak için **zamanla yarış** yapıyor.
They are fighting against time to finish the construction before the rainy season.
Yağmur sezonu başlamadan inşaatı bitirmek için **zamanla yarış** yapıyorlar.
It was a real fight against time getting all the paperwork done before the office closed.
Ofis kapanmadan tüm belgeleri bitirmek gerçekten tam bir **zamanla yarış**tı.
We were fighting against time trying to catch our flight after that huge traffic jam.
O dev trafik sıkışıklığından sonra uçağımıza yetişmek için **zamanla yarışıyorduk**.
Every second counted—we were in a fight against time to rescue the hikers before nightfall.
Her saniye önemliydi—gece olmadan dağcıları kurtarmak için bir **zamanla yarış** içindeydik.