"feinted" in Turkish
Definition
Spor veya dövüşte birini kandırmak için bir hareket yapıyormuş gibi davranıp aslında başka bir hareket yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle spor terminolojisinde kullanılır, örn: 'sola çalıma yaptı'. 'fainted' (bayıldı) ile karıştırmayın.
Examples
He feinted to the right before scoring a goal.
Gol atmadan önce sağa doğru hızlıca **çalıma başvurdu**.
The boxer feinted a punch to distract his opponent.
Boksör, rakibini şaşırtmak için yumruk atacakmış gibi **sahte hareket yaptı**.
She feinted left and moved past her defender.
Sola doğru **çalıma başvurdu** ve savunmacısını geçti.
He feinted a pass but actually shot the ball.
Pas verecekmiş gibi **sahte hareket yaptı** ama aslında topa şut çekti.
The player quickly feinted and left his opponent completely confused.
Oyuncu hızlıca **çalıma başvurdu** ve rakibini tamamen şaşkına çevirdi.
She feinted so well that everyone thought she was going to shoot.
O kadar iyi **çalıma başvurdu** ki herkes onun şut çekeceğini sandı.