아무 단어나 입력하세요!

"face the music" in Turkish

hesabıyla yüzleşmeksorumluluk almak

Definition

Yapılan bir hatanın veya davranışın olumsuz sonucuyla yüzleşmek ve sorumluluğu üstlenmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok gayriresmî konuşmalarda, biri hatasının ya da yanlış davranışının sonucuyla kaçamayacak şekilde yüzleşmek zorunda kalınca kullanılır.

Examples

He broke the window and now he has to face the music.

Pencereyi kırdı, şimdi **hesabıyla yüzleşmek** zorunda.

If you are late again, you'll have to face the music.

Bir daha geç kalırsan, **hesabıyla yüzleşmek** zorunda kalacaksın.

It's time to face the music and tell the truth.

Artık **hesabıyla yüzleşmek** ve gerçeği söylemek zamanı.

No more excuses—it's time to face the music and admit you were wrong.

Artık bahane yok—şimdi **hesabıyla yüzleşmek** ve hata yaptığını kabul etme zamanı.

After months of ignoring his bills, he finally had to face the music.

Aylarca faturalarını görmezden geldikten sonra en sonunda **hesabıyla yüzleşmek** zorunda kaldı.

When the truth came out, they all had to face the music together.

Gerçek ortaya çıkınca, hepsi birlikte **hesabıyla yüzleşmek** zorunda kaldı.