아무 단어나 입력하세요!

"fabricating" in Turkish

imal etmekuydurmak

Definition

Bir şeyi yapmak, özellikle parçalardan birleştirerek oluşturmak anlamına gelir. Ayrıca, gerçek olmayan bir hikaye ya da yalan uydurmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'fabricating evidence' delil uydurmak, 'fabricating a story' hikaye uydurmak anlamına gelir. Genellikle resmi ya da teknik konularda kullanılır.

Examples

The company is fabricating new parts for the cars.

Şirket arabalar için yeni parçalar **imal ediyor**.

He was caught fabricating evidence in the case.

O, davada delil **uydururken** yakalandı.

She admitted to fabricating the story about her trip.

Geziyle ilgili hikayeyi **uydurduğunu** itiraf etti.

Are you fabricating this, or did it really happen?

Bunu **uyduruyor musun** yoksa gerçekten mi oldu?

The report accuses the officials of fabricating data to hide mistakes.

Rapor, yetkilileri hataları gizlemek için verileri **uydurmakla** suçluyor.

I can't believe he's still fabricating excuses after all this time.

Bunca zamandan sonra hâlâ **bahaneler uydurmasına** inanamıyorum.