"exempts" in Turkish
Definition
Bir kişiyi resmi olarak bir kural, zorunluluk veya yükümlülükten muaf tutmak, böylece onu uygulamak zorunda kalmamasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yasal ve resmi durumlarda kullanılır; günlük izinlerde tercih edilmez.
Examples
The charity program exempts low-income families.
Yardım programı, düşük gelirli aileleri **muaf tutar**.
My doctor wrote a note that exempts me from gym class.
Doktorum jimnastik dersinden **muaf tutulmam** için bir not yazdı.
Being a student sometimes exempts you from paying transport fares.
Öğrenci olmak bazen ulaşım ücretinden **muaf tutulmanı** sağlar.
A special permit exempts you from parking restrictions.
Özel izin, park sınırlamalarından **muaf tutulmanı** sağlar.
The new law exempts seniors from paying this fee.
Yeni yasa, yaşlıları bu ücreti ödemekten **muaf tutar**.
This rule exempts children under five.
Bu kural, beş yaş altı çocukları **muaf tutar**.