아무 단어나 입력하세요!

"evidentiary" in Turkish

delil niteliğinde

Definition

Mahkemede bir şeyi kanıtlayan veya ispat için kullanılan durumları ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmî, hukuki veya akademik konularda kullanılır. Günlük konuşmalarda nadir geçer. 'evidentiary hearing', 'evidentiary value' gibi kalıp ifadelerde kullanılır.

Examples

The judge scheduled an evidentiary hearing for next week.

Yargıç, gelecek hafta için bir **delil niteliğinde** duruşma planladı.

We need more evidentiary support to prove the case.

Davayı kanıtlamak için daha fazla **delil niteliğinde** desteğe ihtiyacımız var.

The lawyer questioned the evidentiary value of the documents.

Avukat, belgelerin **delil niteliğinde** değerini sorguladı.

There’s not enough evidentiary basis to bring charges against him.

Ona suçlama yapmak için yeterli **delil niteliğinde** temel yok.

All the evidentiary material must be disclosed before trial starts.

Tüm **delil niteliğinde** materyal, duruşma başlamadan önce açıklanmalı.

His statement had little evidentiary weight on its own.

Kendi başına ifadesinin **delil niteliğinde** ağırlığı azdı.