"ethereal" in Turkish
Definition
Dünyevi olmayan, son derece hafif, zarif veya güzel; sıklıkla büyülü veya başka bir dünyadan izlenimi verir.
Usage Notes (Turkish)
Sadece edebi veya şiirsel anlatımlarda kullanılır; 'ethereal beauty', 'ethereal voice' gibi ifadelerle yaygındır. Gündelik konuşmada rastlanmaz.
Examples
The dancer moved with ethereal grace.
Dansçı **uhrevi** bir zarafetle hareket etti.
There was an ethereal light in the room.
Odada **uhrevi** bir ışık vardı.
Her voice sounded ethereal during the concert.
Konserde sesi **uhrevi** geliyordu.
The fog gave the forest an ethereal beauty that morning.
O sabah sis, ormana **uhrevi** bir güzellik kattı.
She wore an ethereal white dress that seemed to glow.
Üzerinde parlıyor gibi duran **uhrevi** beyaz bir elbise vardı.
The music was so ethereal it felt like a dream.
Müzik o kadar **uhrevi** idi ki, bir rüyadaymış gibi hissettirdi.