"erupt" in Turkish
Definition
Birdenbire ve şiddetle patlamak veya fışkırmak; genellikle volkanlar veya ani duygusal patlamalar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'volkan patladı', 'alkış koptu' gibi büyük ve ani patlamalar için; küçük günlük olaylar için kullanılmaz.
Examples
The volcano suddenly erupted last night.
Volkan dün gece aniden **patladı**.
The audience erupted in applause after the performance.
Gösteriden sonra izleyiciler **alkışlarla patladı**.
Anger can erupt when people feel ignored.
İnsanlar görmezden gelinince **öfke patlak** verebilir.
Laughter erupted across the room at his joke.
Şakasıyla odada **kahkahalar patladı**.
Tensions erupted between the two countries after the incident.
Olaydan sonra iki ülke arasında **gerilim patlak verdi**.
Rumors about the celebrity's secret wedding quickly erupted online.
Ünlünün gizli düğünüyle ilgili söylentiler internette hızla **patladı**.