"equivocate" in Turkish
Definition
Açık ve net cevap vermeyip, bilerek belirsiz ve kaçamak bir şekilde konuşmak, genellikle gerçeği gizlemek ya da yanıltmak için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve genellikle hukuki, siyasi ya da akademik konuşmalarda kullanılır. 'tend to equivocate', 'equivocate on an issue' gibi kalıplarda yaygındır. 'yalan söylemek'ten farklıdır; kişi doğrudan yalan söylemez, sadece netlikten kaçınır.
Examples
The politician began to equivocate when asked about taxes.
Politikacı vergiyle ilgili soru sorulunca **kaçamak cevap vermeye** başladı.
Please do not equivocate; just give me a straight answer.
Lütfen **lafı dolandırmayın**; bana doğrudan cevap verin.
Some people equivocate to avoid getting into trouble.
Bazı insanlar başlarını beladan korumak için **kaçamak cevap verir**.
He tends to equivocate when the topic gets uncomfortable.
Konu rahatsız edici olunca **lafı dolandırmaya** eğilimlidir.
When you equivocate like that, it sounds like you're hiding something.
Bu şekilde **kaçamak cevap verdiğinde**, bir şey saklıyormuşsun gibi oluyor.
Instead of giving a direct answer, she chose to equivocate and change the subject.
Doğrudan yanıt vermek yerine **lafı dolandırıp** konuyu değiştirdi.