"environs" in Turkish
Definition
Belirli bir yerin, şehrin veya yapının çevresinde kalan bölgeler veya alanlardır; genellikle yakın ve komşu alanlar kastedilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı, edebi ya da betimleyici metinlerde kullanılır. Çoğunlukla çoğul olarak geçer; 'environment' (çevre, ortam) ile karıştırmayın.
Examples
The environs of the old castle are quiet and peaceful.
Eski kalenin **çevresi** sessiz ve huzurludur.
We took a walk in the environs of the city.
Şehrin **çevresinde** yürüyüşe çıktık.
There are many villages in the environs of Paris.
Paris'in **çevresinde** birçok köy var.
Artists often find inspiration in the rolling hills that surround the city's environs.
Sanatçılar, genellikle şehrin **çevresi**ni saran dalgalı tepelerden ilham alır.
New restaurants keep opening up in the environs of the university campus.
Üniversite kampüsünün **çevresinde** yeni restoranlar açılmaya devam ediyor.
If you look beyond the tourist spots, the environs offer a more authentic glimpse of local life.
Turistik yerlerin ötesine bakarsanız, **çevre** size yerel yaşamın daha otantik bir görüntüsünü sunar.