아무 단어나 입력하세요!

"endow" in Turkish

bağışlamakdonatmak

Definition

Birine veya kuruma para, mülk ya da özel bir yetenek gibi değerli bir şeyi vermek. Genellikle okullara yapılan bağışlar ya da doğuştan gelen yetenekler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Endow' resmi ve genellikle kurumlar, vakıflar gibi bağlamlarda kullanılır ('burs bağışlamak' gibi). 'Endowed with' biri doğal bir yeteneğe sahip demek. 'Endowment' ile karıştırmayın.

Examples

She decided to endow the hospital with new equipment.

Hastaneye yeni ekipman **bağışlamaya** karar verdi.

The university was endowed by a wealthy businessman.

Üniversite, zengin bir işadamı tarafından **bağışlandı**.

These gifts will endow the school for many years.

Bu hediyeler okulu uzun yıllar **destekleyecek**.

She is endowed with incredible musical talent.

O inanılmaz müzik yeteneğiyle **donatılmıştır**.

Philanthropists often endow colleges to support research.

Hayırseverler genellikle araştırmalara destek için kolejlere **bağış yaparlar**.

The artist was endowed with a unique way of seeing the world.

Sanatçı, dünyayı farklı şekilde görebilme yeteneğiyle **donatılmıştı**.