"encroach on" in Turkish
Definition
Birinin alanına, hakkına veya mülküne izinsiz ve yavaşça girmek ya da sahip olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya yarı resmi bir ifadedir. Hukuki, mülk, hak veya özgürlük gibi konularda sıkça kullanılır. Yavaş, fark edilmeden gerçekleşen bir ihlali ima eder.
Examples
The new building encroaches on the neighbor's land.
Yeni bina komşunun arazisine **tecavüz ediyor**.
We should not encroach on other people's privacy.
Başkalarının mahremiyetine **tecavüz etmemeliyiz**.
His work hours often encroach on his family time.
Çalışma saatleri çoğu zaman aile zamanına **tecavüz ediyor**.
Over the years, weeds began to encroach on the path through the garden.
Yıllar içinde yabani otlar bahçe yoluna **tecvüz etmeye başladı**.
If you keep making noise, you'll encroach on everyone's concentration.
Sürekli gürültü yaparsan herkesin konsantrasyonunu **bozarsın**.
Some people feel that new laws encroach on their personal freedom.
Bazı insanlar yeni yasaların kişisel özgürlüklerine **tecavüz ettiğini** düşünüyor.