"encirclement" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi tamamen çevreleyerek dışarıyla bağlantısını kesme işi. Genellikle askeri alanda düşmanı tuzağa düşürmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve teknik konuşmalarda, özellikle askeri ve stratejik alanlarda kullanılır. Zaman zaman iş dünyası gibi alanlarda mecazi olarak da karşılaşabilirsiniz.
Examples
The encirclement of the city left the enemy with no way to escape.
Şehrin **kuşatılması** düşmana kaçış yolu bırakmadı.
The army planned a complete encirclement of the mountain base.
Ordu, dağ üssünün tam **kuşatılmasını** planladı.
Historical maps show the encirclement of the fortress.
Tarihi haritalar, kalenin **kuşatılmasını** gösteriyor.
The general ordered an immediate encirclement to cut off supplies.
General, ikmal yollarını kesmek için derhal **kuşatma** emri verdi.
They used smart tactics to break out of the encirclement.
Akıllı taktikler kullanarak **kuşatmadan** çıkmayı başardılar.
During negotiations, the company felt the pressure of encirclement by its competitors.
Müzakereler sırasında şirket rakiplerinin **kuşatması** baskısını hissetti.