아무 단어나 입력하세요!

"enact" in Turkish

yasalaştırmakyürürlüğe koymakcanlandırmak (sahnelemek)

Definition

Bir kanunu veya kuralı resmen kabul edip yürürlüğe sokmak. Ayrıca tiyatroda bir sahneyi canlandırmak anlamında da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmî, yasal veya politik konularda kullanılır: 'enact a law' (kanun çıkarmak), 'enact reforms' (reform yapmak). Gündelik dilde nadir, tiyatroda ise 'enact a scene' (sahneyi canlandırmak) şeklinde geçer.

Examples

The government will enact a new law next month.

Hükümet gelecek ay yeni bir yasayı **yasalaştıracak**.

Congress voted to enact the proposed bill.

Kongre önerilen yasa tasarısını **yasalaştırmaya** oy verdi.

They will enact stricter rules at school.

Okulda daha katı kuralları **yürürlüğe koyacaklar**.

It's one thing to make a plan, but much harder to enact it.

Bir plan yapmak kolay, onu **hayata geçirmek** ise çok daha zordur.

The play will enact historical events from the 1800s.

Oyun, 1800’lerden tarihi olayları **canlandıracak**.

Activists are pushing the city to enact climate-friendly policies.

Aktivistler, şehrin çevreci politikaları **yürürlüğe koymasını** istiyor.