"doodler" in Turkish
Definition
Genellikle düşünürken ya da dinlerken basit ve dikkatsizce çizimler yapan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
‘Karalayıcı’ samimi ve eğlenceli bir terimdir; sanatsal yetenek anlamına gelmez. Genellikle toplantı veya sınıfta boş boş çizenler için kullanılır.
Examples
The doodler filled her notebook with little sketches.
**Karalayıcı** defterini küçük çizimlerle doldurdu.
My brother is a doodler during class.
Kardeşim derste bir **karalayıcı**dır.
Are you a doodler, or do you take neat notes?
Sen bir **karalayıcı** mısın, yoksa düzenli not mu alırsın?
I'm such a doodler—give me a pen and I'll cover every margin with drawings.
Ben tam bir **karalayıcıyım**—bana bir kalem ver, her kenar çizimle dolar.
At meetings, the doodler in the group always has the most interesting notebook.
Toplantılarda, gruptaki **karalayıcı**nın defteri her zaman en ilginç olandır.
Everyone knows the doodler who fills the whiteboard with cartoons during breaks.
Herkes molalarda beyaz tahtayı karikatürlerle dolduran **karalayıcı**yı tanır.