"do with a vengeance" in Turkish
Definition
Bir işi çok fazla enerjiyle, güçlü ve normalden beklenenden daha yoğun bir şekilde yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve etkili bir anlatımdır; fazlasıyla çaba veya etkiyi vurgular. 'Vengeance' burada intikam anlamı taşımaz.
Examples
He cleaned his room with a vengeance.
Odasını **büyük bir hırsla** temizledi.
After the holidays, people started exercising with a vengeance.
Tatil sonrası insanlar **tüm gücüyle** egzersiz yapmaya başladı.
The weeds came back with a vengeance after the rain.
Yağmurdan sonra yabani otlar **büyük bir hırsla** geri geldi.
She’s studying for her exams with a vengeance this year.
Bu yıl sınavlarına **tüm gücüyle** çalışıyor.
The new restaurant took off with a vengeance—everyone in town wanted to try it.
Yeni restoran **büyük bir hırsla** yükseldi—kasabadaki herkes denemek istedi.
After getting over his illness, he returned to work with a vengeance.
Hastalığı geçirdikten sonra işe **tüm gücüyle** geri döndü.