"disparaging" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye önem vermediğinizi veya değersiz gördüğünüzü belirten bir tavır ya da yorum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'disparaging remarks/comments' gibi ifadelerde kullanılır; doğrudan hakaretten çok, alaycı veya küçümseyici söylemleri belirtir.
Examples
He made a disparaging comment about her work.
O, onun işi hakkında **aşağılayıcı** bir yorum yaptı.
His tone was disparaging when he spoke about the team.
Takımdan bahsederken sesi **küçümseyici**ydi.
Avoid disparaging remarks during meetings.
Toplantılarda **aşağılayıcı** ifadelerden kaçının.
She rolled her eyes and made a disparaging joke about the idea.
Gözlerini devirdi ve o fikir hakkında **küçümseyici** bir şaka yaptı.
That was a pretty disparaging thing to say about your colleagues.
Bu, iş arkadaşların için oldukça **aşağılayıcı** bir söylemdi.
I wish people would stop making disparaging jokes about his accent.
Keşke insanlar onun aksanı hakkında **küçümseyici** şakalar yapmayı bıraksa.