"dismay" in Turkish
Definition
Beklenmedik ya da kötü bir şey olduğunda hissedilen güçlü üzüntü veya şaşkınlık duygusu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi dilde kullanılır. 'Dehşetle bakmak', 'üzüntüyle hissetmek', 'büyük hayal kırıklığıyla' gibi ifadelerde yer alır. 'Tiksinti' veya 'korku'dan farklıdır; içinde hem üzüntü hem şaşkınlık vardır.
Examples
She looked at the broken vase in dismay.
Kırık vazoya **dehşetle** baktı.
The news of the closure filled the employees with dismay.
Kapanış haberi çalışanları **üzüntüye** boğdu.
To her dismay, the keys were missing.
Ne yazık ki onun **dehşetine**, anahtarlar kayıptı.
Much to our dismay, the concert was canceled at the last minute.
Bizim **hayal kırıklığımıza** rağmen konser son anda iptal edildi.
He read the letter and shook his head in dismay.
Mektubu okudu ve **dehşetle** başını salladı.
The team's poor performance left the fans in total dismay.
Takımın kötü performansı, taraftarları tam bir **üzüntüye** sürükledi.