"disinterested" in Turkish
Definition
Kişisel duygularından veya çıkarlarından etkilenmeden adil davranan. Bazen bir şeye ilgi göstermemek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Disinterested' genelde 'tarafsız' veya 'objektif' anlamında kullanılır ('tarafsız yargıç' gibi). Sıklıkla 'uninterested' (ilgisiz) ile karıştırılır; resmi yazışmalarda yalnızca 'tarafsız' anlamında kullanılması gerekir.
Examples
A disinterested judge is important in a fair trial.
Adil bir yargılamada **tarafsız** bir yargıç önemlidir.
She tried to give disinterested advice to her friend.
Arkadaşına **tarafsız** tavsiye vermeye çalıştı.
The teacher wants disinterested students to participate more.
Öğretmen, **ilgisisiz** öğrencilerin daha çok katılım göstermesini istiyor.
He tried to stay disinterested even though the debate got personal.
Tartışma kişiselleşse de **tarafsız** kalmaya çalıştı.
I thought she was just disinterested, but she was actually bored.
Onun sadece **ilgisisiz** olduğunu sanmıştım, ama aslında sıkılmış.
It’s sometimes hard to find a truly disinterested opinion.
Gerçekten **tarafsız** bir görüş bulmak bazen zordur.