"detonating" in Turkish
Definition
Genellikle bir bomba veya patlayıcıyı ani ve güçlü şekilde patlatmak.
Usage Notes (Turkish)
Teknik, askerî veya bilimsel ortamlarda yaygınca kullanılır. Patlama dışındaki yıkım veya ses için kullanılmaz; 'detonating a bomb' ifadesi, bombayı patlatmak anlamındadır.
Examples
The workers are detonating old explosives at the site.
İşçiler sahada eski patlayıcıları **patlatıyor**.
He is detonating the charge with a remote control.
O, uzaktan kumanda ile patlayıcıyı **patlatıyor**.
They are detonating fireworks for the celebration.
Kutlama için havai fişekleri **patlatıyorlar**.
The engineer double-checked all systems before detonating the device.
Mühendis, cihazı **patlatmadan** önce tüm sistemleri tekrar kontrol etti.
Rescuers waited until the bomb squad finished detonating the suspicious package.
Kurtarıcılar, bomba ekibi şüpheli paketi **patlatmayı** bitirene kadar bekledi.
The team spent hours setting everything up before finally detonating the explosives at dawn.
Ekip, sonunda şafakta patlayıcıları **patlatmadan** önce saatlerce hazırlık yaptı.