"deficiencies" in Turkish
Definition
Bir vitamin, yetenek veya nitelik gibi, düzgün işleyiş ya da başarı için gerekli olan bir şeyin yetersiz ya da eksik olma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi, teknik ve akademik alanlarda sık kullanılır (örneğin 'vitamin eksiklikleri'). Genellikle 'in' ile birlikte eksik olan şey belirtilir. 'defects' (kusurlar) veya 'lacking' (eksik, sıfat) ile karıştırmayın.
Examples
Iron deficiencies are common in young children.
Küçük çocuklarda demir **eksiklikleri** yaygındır.
The report highlights deficiencies in the school system.
Rapor, okul sistemindeki **eksiklikleri** vurguluyor.
Some plants have deficiencies because of poor soil.
Bazı bitkilerde, kötü toprak nedeniyle **eksiklikler** var.
Doctors often check for vitamin deficiencies if you're feeling tired all the time.
Sürekli yorgunsanız, doktorlar genellikle vitamin **eksikliklerini** kontrol ederler.
The team's deficiencies became obvious during the final match.
Takımın **eksiklikleri** final maçında açıkça ortaya çıktı.
We're working to fix the deficiencies in our new product before launch.
Ürünü piyasaya sürmeden önce yeni ürünümüzdeki **eksiklikleri** gidermek için çalışıyoruz.