"decomposed" in Turkish
Definition
Organik maddelerin bakteri ve doğal süreçlerle tamamen ya da kısmen ayrışıp çürüyen durumudur. Genellikle ölü bitki, hayvan ya da yiyecekler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle ölüş bitkiler, hayvanlar ya da yiyeceklerin doğal yollarla çürümesi için kullanılır; mekanik bozulmalarda kullanılmaz.
Examples
The fruit had decomposed in the bowl.
Kasedeki meyve **çürümüştü**.
The animal's body had decomposed after many days.
Hayvanın bedeni birkaç gün sonra **çürümüştü**.
Leaves on the forest floor had decomposed into rich soil.
Ormandaki yapraklar **çürüyüp** zengin toprağa dönüşmüştü.
By the time they found the food, it was already decomposed and inedible.
Yiyeceği bulduklarında zaten **çürümüş** ve yenilmez durumdaydı.
Everything in the compost heap has decomposed nicely over the summer.
Kompost yığındaki her şey yaz boyunca güzelce **çürüdü**.
The decomposed remains made it difficult for investigators to identify the victim.
**Çürümüş** kalıntılar, soruşturmacıların mağduru tanımasını zorlaştırdı.