"deceive into" in Turkish
Definition
Genellikle yalan söyleyerek veya gerçeği gizleyerek birini bir şey yapmaya kandırmak.
Usage Notes (Turkish)
'Deceive into'dan sonra fiil gelir ('deceive into buying'). Resmî ve genellikle olumsuz bir ifadedir; 'persuade' (ikna etmek) ile karıştırılmamalı. Sıkça edilgen kullanılır.
Examples
She tried to deceive him into believing her story.
Ona onu hikayesine **inandırmak için aldattı**.
The email was designed to deceive people into giving their passwords.
E-posta, insanları şifrelerini **vermesi için aldatmak** amacıyla hazırlandı.
He was deceived into paying too much for the car.
O, arabaya çok fazla ödemeye **aldatıldı**.
They managed to deceive her into thinking she had won the prize.
Ona ödülü kazandığını **düşünmesi için aldatıldı**.
Don’t let anyone deceive you into giving them your credit card details.
Kimsenin seni kredi kartı bilgilerini **vermen için aldatmasına izin verme**.
He deceived them into trusting him, then stole their money.
Onları **güven duymaları için aldattı**, sonra da paralarını çaldı.