"dead" in Turkish
Definition
Artık hayatta olmayan; tüm yaşamsal fonksiyonları durmuş. Ayrıca bir şey çalışmıyorsa veya enerjisi yoksa da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Canlılar için 'ölü', cihazlar için 'çalışmayan' veya 'bozulmuş' kullanılır. 'dead end' = 'çıkmaz sokak', 'dead silence' = 'ölüm sessizliği'.
Examples
The plant is dead because it didn’t get enough water.
Bitki yeterince su almadığı için **ölü**.
My phone’s battery is dead; I need to charge it.
Telefonumun bataryası tamamen **ölü**; şarj etmem gerek.
After the accident, the bird was dead on the road.
Kaza sonrası kuş, yolun üzerinde **ölü**ydü.
That old TV is totally dead; it won’t turn on anymore.
O eski TV tamamen **ölü**; artık hiç açılmıyor.
There was dead silence when the teacher asked the difficult question.
Öğretmen zor soruyu sorunca, sınıfta **ölü** bir sessizlik vardı.
I think this street is a dead end, there’s no way through.
Sanırım burası bir **çıkmaz sokak**, daha fazla gidilmiyor.