"dazzled" in Turkish
Definition
Çok parlak bir ışık ya da son derece etkileyici veya güzel bir şey nedeniyle büyülenmek veya geçici olarak gözleri kamaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Kelime hem gözleri kamaştıran ışıklar hem de hayranlık uyandırıcı güzellikler için kullanılır. ‘was dazzled’, ‘get dazzled’ gibi kalıplarda sık kullanılır.
Examples
She was dazzled by the bright sunlight.
Parlak güneş ışığı onu **gözleri kamaşmış** hale getirdi.
The magician's tricks dazzled the children.
Sihirbazın numaraları çocukları **büyüledi**.
I was dazzled by her beauty.
Onun güzelliğine **büyülenmiştim**.
He walked out of the theater, still dazzled by the amazing performance.
Tiyatrodan çıktı, hala muhteşem performanstan **büyülenmişti**.
The headlights dazzled me for a moment as the car passed by.
Araba geçerken farlar bir anlığına beni **gözlerimi kamaştırdı**.
Honestly, I was totally dazzled by her talent.
Dürüst olmak gerekirse, yeteneği beni tamamen **büyüledi**.