"daze" in Turkish
Definition
Şok, şaşkınlık ya da bir darbeyle kişinin ne olduğunu tam olarak anlayamayıp kafa karışıklığı yaşadığı durum.
Usage Notes (Turkish)
'In a daze' ifadesi genellikle bir şok, sürpriz veya kafa karışıklığından kaynaklanan zihinsel bulanıklığı anlatır; normal uykusuzlukla karıştırılmamalı.
Examples
The loud noise left him in a daze.
Yüksek ses onu **sersemlik** içinde bıraktı.
After the accident, he sat in a daze for hours.
Kaza sonrası saatlerce **sersemlik** içinde oturdu.
She walked around in a daze, not knowing what to do.
O ne yapacağını bilmeden **sersemlik** içinde etrafta dolaştı.
"Sorry, I'm still in a daze after all that happened yesterday."
"Üzgünüm, dün olanlardan sonra hâlâ **sersemlik** içindeyim."
When he got the news, he stared at the wall in a daze for minutes.
Haberi alınca birkaç dakika boyunca duvara **sersemlik** içinde baktı.
She answered the teacher's question in a daze, barely remembering what she said.
Öğretmenin sorusuna **sersemlik** içinde cevap verdi, ne dediğini neredeyse hatırlamıyordu.