"dabbling" in Turkish
Definition
Bir etkinliğe sadece kısa süreli veya yüzeysel olarak, genelde yeni başlayan olarak veya ciddi şekilde bağlanmadan katılmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, yüzeysel bir ilgiyi anlatır; ciddi ya da uzman işleri için kullanılmaz. 'Dabbling in/with' yapıları sık kullanılır.
Examples
She is dabbling in photography this summer.
Bu yaz fotoğrafçılıkla **yüzeysel olarak uğraşıyor**.
I am dabbling with painting for fun.
Eğlence için resimle **yüzeysel olarak uğraşıyorum**.
He was dabbling in music during college.
Üniversitede müzikle **yüzeysel olarak uğraşmıştı**.
After dabbling in coding, she decided to take a real course.
Kodlamayla **yüzeysel olarak uğraştıktan** sonra, gerçek bir kurs almaya karar verdi.
Are you just dabbling, or do you plan to get serious about cooking?
Sen sadece **yüzeysel olarak uğraşıyor musun**, yoksa yemek konusuna ciddi mi yaklaşacaksın?
He has been dabbling with lots of hobbies lately, but nothing sticks.
Son zamanlarda birçok hobiyle **yüzeysel olarak uğraşıyor**, ama hiçbirine bağlanamıyor.