"cronies" in Korean
Definition
Çoğunlukla birlikte hareket eden ve birbirini kayıran yakın arkadaş grubu, özellikle siyaset veya iş dünyasında menfaat için kullanılır.
Usage Notes (Korean)
Bu kelime çoğunlukla olumsuz bir izlenim içerir; sadece arkadaş değil, birbirini kayıran, çıkarı olan kimseler için kullanılır. Siyaset ve iş dünyasında duyulur.
Examples
The mayor and his cronies were accused of corruption.
Belediye başkanı ve **yakın dostları** yolsuzlukla suçlandı.
He always goes out to dinner with his cronies.
O her zaman **arkadaş grubuyla** yemeğe çıkar.
The boss relies on his cronies for advice.
Patron, tavsiye almak için **yakın dostlarına** güvenir.
People are tired of the senator and his circle of cronies running everything.
İnsanlar artık senatör ve **yakın dostlarının** her şeye hükmetmesinden bıktı.
Those deals only go to his trusted cronies—it's not fair.
Bu anlaşmalar sadece onun güvendiği **yakın dostlarına** gidiyor—bu adil değil.
My uncle and his old college cronies still meet every year for drinks.
Amcam ve eski üniversite **arkadaşları** her yıl birlikte buluşup bir şeyler içiyor.