아무 단어나 입력하세요!

"crimp" in Turkish

kıvırmaksıkıştırmakburuşturmak

Definition

Metal, tel veya saç gibi bir şeyi dalgalı, buruşuk veya kıvrımlı hale getirmek ya da iki şeyi sıkıca birleştirmek için bastırmak.

Usage Notes (Turkish)

Kuaförde ('crimped hair'), elektrik işlerinde ('crimp a wire') ve fırında hamur kenarlarında ('crimp the edges') yaygındır. Bastırarak sağlam birleştirmek için kullanılır.

Examples

She used a tool to crimp the edge of the metal sheet.

O, metal levhanın kenarını **kıvırmak** için bir alet kullandı.

To fix the wire, you should crimp the connector tightly.

Teli onarmak için, konnektörü sıkıca **sıkıştırmalısın**.

The hairdresser will crimp her hair for the party.

Kuaför, parti için saçını **kıvıracak**.

Can you crimp the pie crust so the filling doesn’t spill out?

İç harcı taşmasın diye turta kenarını **buruşturabilir** misin?

He likes the look of crimped wires because they stay in place better.

**Kıvrılmış** tellerin daha iyi sabit kaldığını düşündüğü için onları seviyor.

The machine automatically crimps each cap onto the bottle.

Makine, her kapağı otomatik olarak şişeye **sıkıştırıyor**.