"craw" in Turkish
Definition
Kursak, kuşların sindirim sisteminde, yutulan yiyeceğin kısa süreyle depolandığı bir bölümdür. 'Stick in your craw' deyimi, bir şeyin çok can sıkıcı veya kabul edilemez olduğunu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik dilde çok nadir kullanılır, daha çok kuş uzmanları veya 'stick in your craw' deyiminde görülür. 'Crawl' (emeklemek) ile karıştırmayın.
Examples
A chicken's craw helps store food before it is digested.
Bir tavuğun **kursağı**, yiyeceklerin sindirilmeden önce depolanmasına yardımcı olur.
Many birds have a craw as part of their digestive system.
Birçok kuşun sindirim sisteminin bir parçası olarak **kursağı** vardır.
The food sits in the craw before moving to the stomach.
Yemek, mideye geçmeden önce **kursağa** yerleşir.
That rude comment really stuck in my craw.
O kaba yorum gerçekten benim **kursağımda** kaldı.
You could tell the decision just didn't sit well; it was in his craw all day.
Kararın tüm gün boyunca onun **kursağında** kaldığı belliydi.
My grandma used to say, 'Don't let it get stuck in your craw,' whenever I was upset.
Büyükannem bana üzgün olduğumda, 'Bırakma, o senin **kursağında** kalmasın,' derdi.