"craved" in Turkish
Definition
Bir şeyi çok güçlü bir şekilde istemek; genellikle yiyecek, deneyim veya duygular için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi ortamlarda kullanılır. 'craved attention', 'craved sweets' gibi güçlü istekler için uygundur. Hafif isteklerde kullanılmaz; onun yerine 'istemek' kullanılır.
Examples
She craved chocolate after dinner.
Akşam yemeğinden sonra çikolatayı **çok istedi**.
He craved his mother's approval.
Annesinin onayını **çok arzuladı**.
After months abroad, they craved home-cooked food.
Aylarca yurt dışında kaldıktan sonra ev yemeğini **çok istedi**ler.
All week, I craved some quiet time by myself.
Bütün hafta boyunca kendimle baş başa kalacak biraz sessiz vakit **çok istedim**.
Ever since moving, she craved the feeling of belonging.
Taşındığından beri, ait olma hissini **çok arzuladı**.
They all craved change and excitement after months of routine.
Aylarca rutinden sonra hepsi değişim ve heyecanı **çok istedi**.