"confederacy" in Turkish
Definition
Konfederasyon, çeşitli devletler, örgütler veya insanlar, ortak bir amaç için merkezi otoritenin sınırlı olduğu bir anlaşma ile oluşturulan birliktir. Daha çok tarihsel ve siyasal anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tarih veya siyasetle ilgili metinlerde geçer. ‘Federasyon’dan farkı, konfederasyonda merkezi otoritenin daha zayıf olmasıdır. Günlük konuşmada nadir kullanılır.
Examples
The thirteen states formed a confederacy in early American history.
On üç eyalet Amerikan tarihinin başlarında bir **konfederasyon** kurdu.
The tribes created a confederacy for mutual protection.
Kabileler karşılıklı koruma için bir **konfederasyon** oluşturdular.
A confederacy allows its members to keep their own independence.
Bir **konfederasyon**, üyelerinin kendi bağımsızlıklarını korumasına olanak tanır.
During the Civil War, the South was known as the Confederacy.
İç Savaş sırasında Güney, '**Konfederasyon**' olarak biliniyordu.
Several small countries might form a confederacy to strengthen their influence in the region.
Birkaç küçük ülke, bölgede etkilerini artırmak için bir **konfederasyon** oluşturabilir.
Their confederacy was more symbolic than powerful—each group still acted on its own.
Onların **konfederasyonu** gücünden çok sembolik anlam taşıyordu—her grup kendi başına hareket ediyordu.