아무 단어나 입력하세요!

"clubby" in Turkish

iç çeviriciseçkinci

Definition

Sadece belirli kişilerin dahil edildiği, başkalarının dışlandığı bir ortamı ya da grubu ifade eder. Genellikle dışarıdan birinin katılması zor olan yakın ve samimi çevrelerdir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok olumsuz veya eleştirel bir anlamda 'clubby atmosphere', 'clubby feel' gibi ifadelerde kullanılır; gece kulübüyle ilgili değildir, samimi ama dışa kapalı grupları tarif eder.

Examples

The school committee had a clubby feel, making new members uncomfortable.

Okul komitesinde **iç çevirici** bir hava vardı, yeni üyeler kendilerini rahatsız hissetti.

Many lawyers agree that the profession can be clubby at the top levels.

Birçok avukat mesleğin en üst kademelerinde oldukça **iç çevirici** olabileceğini kabul ediyor.

Her office has a clubby atmosphere that makes outsiders feel left out.

Onun ofisinde, dışarıdan gelenlerin kendini dışlanmış hissetmesine neden olan bir **iç çevirici** atmosfer var.

It's a pretty clubby group—you really have to know someone to get in.

Burası oldukça **iç çevirici** bir grup—içeri girmek için birini tanımalısın.

I don't like the clubby vibe at some co-working spaces.

Bazı ortak çalışma alanlarındaki **iç çevirici** havadan hoşlanmıyorum.

Their conversations at lunch can get pretty clubby if you're not in their circle.

Öğle yemeğinde yaptıkları sohbetler, grubun içinde değilseniz oldukça **iç çevirici** olabiliyor.