"cinematic" in Turkish
Definition
Filmlerle veya film tarzıyla ilgili olan; bir şeyin film sahnesi gibi göründüğünü veya hissettirdiğini anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'cinematic experience', 'cinematic music' gibi ifadelerde kullanılır; dramatik, etkileyici veya film sahnesi gibi durumları anlatmak için tercih edilir. Günlük olaylar için kullanılmaz.
Examples
The movie has a very cinematic look.
Filmin çok **sinematik** bir görünüşü var.
The music was so cinematic that it felt like a soundtrack.
Müzik o kadar **sinematik**ti ki, sanki film müziği gibiydi.
Her storytelling is very cinematic and detailed.
Onun hikaye anlatımı çok **sinematik** ve detaylıdır.
The view from the mountain at sunset was so cinematic—it looked like a scene from a film.
Dağdan gün batımını izlemek o kadar **sinematik**ti ki, sanki bir film sahnesi gibiydi.
He loves taking cinematic photos that tell a story in one shot.
Bir karede hikaye anlatan **sinematik** fotoğraflar çekmeyi seviyor.
There’s something so cinematic about walking through empty city streets at night.
Geceleri boş şehir sokaklarında yürümekte çok **sinematik** bir şey var.