"chasms" in Turkish
Definition
Yerde veya nesneler arasında oluşan derin ve geniş yarık; ayrıca insanlar veya gruplar arasındaki büyük ayrılıkları da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'Uçurum' güçlü bir ayrılık veya mesafe vurgusu taşır; hem gerçek hem de soyut büyük farklar için kullanılır. 'Uçurumlar' ifadesi, edebi ve etkili cümlelerde tercih edilir.
Examples
There were deep chasms in the rocky valley.
Kayalık vadide derin **uçurumlar** vardı.
Hikers carefully crossed the chasms on the trail.
Yürüyüşçüler patikadaki **uçurumları** dikkatli geçti.
The storm created new chasms in the ground.
Fırtına, yerde yeni **uçurumlar** oluşturdu.
Years of conflict have left emotional chasms between the two families.
Yıllarca süren çatışmalar iki aile arasında duygusal **uçurumlar** bıraktı.
There are still huge chasms of inequality in society.
Toplumda hâlâ büyük eşitsizlik **uçurumları** var.
Their misunderstandings have opened wide chasms they find hard to bridge.
Yanlış anlamaları, aşmaları zor olan geniş **uçurumlar** açtı.