"carping" in Turkish
Definition
Küçük hataları sürekli olarak bulup eleştirmek, yapıcı olmayan ve gereksiz şekilde eleştirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi dille kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. 'Carping criticism' ifadesi, gereksiz yere küçük kusurları öne çıkaran eleştiriyi anlatır.
Examples
His carping annoyed everyone at the meeting.
Onun **kusur bulması** toplantıdaki herkesi rahatsız etti.
She was tired of her boss's constant carping.
Patronunun sürekli **kusur bulmasından** o bıkmıştı.
There's no need for carping when we're trying our best.
Elimizden geleni yaparken **kusur bulmaya** gerek yok.
Her carping really starts to get on your nerves after a while.
Bir süre sonra onun **kusur bulması** insanın sinirini bozmaya başlıyor.
"Enough with the carping!" he shouted, frustrated by the complaints.
"Yeter artık şu **kusur bulma**!" diye bağırdı, şikayetlerden sıkılarak.
Reviewers were more interested in carping about small details than praising the new features.
Yorumcular yeni özellikleri övmekten çok küçük detaylarda **kusur bulmaya** odaklanmıştı.