아무 단어나 입력하세요!

"calloused" in Turkish

nasırlaşmışkalınlaşmış (mecazi anlamda, duygusuzlaşmış)

Definition

Tekrarlanan baskı veya sürtünmeden dolayı oluşan kalın ve sert deri. Mecazi olarak, yaşadığı zorluklar sonucunda duygularını göstermeyen veya sertleşmiş kişiler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle el ve ayak için kullanılır. Mecazi kullanımda duygularını kolay göstermeyen veya zorluklarla başa çıkmış insanlar için uygundur. 'calloused' fiziksel veya deneyimle sertleşmeyle ilgilidir, 'callous' ise sadece duygusal olarak duyarsız anlamındadır.

Examples

His hands are calloused from years of hard work.

Yıllarca süren ağır işten dolayı elleri tamamen **nasırlaşmış**.

Farmers often have calloused feet.

Çiftçilerin ayakları genellikle **nasırlaşmış** olur.

The guitarist’s fingers became calloused after weeks of practice.

Gitaristin parmakları haftalarca çalıştıktan sonra **nasırlaşmış**.

She’s become calloused to criticism after so many years in the public eye.

Yıllarca göz önünde olduktan sonra eleştirilere karşı **kalınlaşmış**.

Don’t let your heart get calloused by disappointment.

Hayal kırıklığı yüzünden kalbin **nasırlaşmasın**.

After hiking all summer, my feet are completely calloused.

Bütün yaz boyunca yürüyüş yaptıktan sonra ayaklarım tamamen **nasırlaşmış**.