아무 단어나 입력하세요!

"buried treasure" in Turkish

gömülü hazine

Definition

Genellikle altın, mücevher veya para gibi değerli eşyaların yeraltına ya da gizli bir yere saklanması; genellikle korsan veya macera hikayelerinde geçer.

Usage Notes (Turkish)

'Buried treasure', hem gerçek hazineyi (doğrudan anlam), hem de gizli kalmış değerli şeyleri (mecaz) ifade eder. Korsan ve macera hikayeleriyle özdeşleşmiştir. Gerçek hayatta nadiren kelime anlamıyla kullanılır.

Examples

They dreamed of finding buried treasure on the island.

Adada **gömülü hazine** bulmayı hayal ettiler.

The map showed the location of the buried treasure.

Haritada **gömülü hazinenin** yeri gösteriliyordu.

The pirates hid the buried treasure under an old tree.

Korsanlar **gömülü hazineyi** yaşlı bir ağacın altına sakladı.

Some people call childhood memories a kind of buried treasure.

Bazı insanlar çocukluk anılarını bir çeşit **gömülü hazine** olarak görür.

He treated his grandmother’s recipes like buried treasure.

Büyükanne tariflerini **gömülü hazine** muamelesi yapardı.

After years, the sunken ship’s buried treasure was finally discovered.

Yıllar sonra batan geminin **gömülü hazinesi** nihayet bulundu.