"bur" in Turkish
Definition
Yapışkan tohum; bitkilerin, hayvanlara veya kıyafetlere yapışabilen dikenli tohum ya da meyveleridir. Metal işçiliğinde, kesim sonrası kalan pürüzlü kenar anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Doğada veya bitkilerle ilgili konuşmalarda 'yapışkan tohum' kullanılır; metal işinde 'çapak' tercih edilir. Hayvan dikenlerinde kullanılmaz. İngilizcede çoğulu 'burs' ya da 'burrs'.
Examples
There is a bur on my pants after the hike.
Yürüyüşten sonra pantolonumda bir **yapışkan tohum** var.
The dog got several burs stuck in its fur.
Köpeğin tüylerinde birkaç tane **yapışkan tohum** var.
He removed the metal bur from the edge with a file.
Kenarındaki metal **çapak**ı eğeyle çıkardı.
Watch out, those plants drop burs that stick all over your socks.
Dikkat et, o bitkiler çoraplarına yapışan **yapışkan tohum** bırakır.
Kids love to throw burs at each other just to see them stick.
Çocuklar, sadece yapışıp yapışmayacağını görmek için birbirlerine **yapışkan tohum** atmayı çok severler.
After I fixed the pipe, I noticed a sharp bur I needed to sand down.
Boru tamirinden sonra zımparalamam gereken keskin bir **çapak** fark ettim.